Sanırım artık kabul etmek gerek, Bozcaada insanda alışkanlık yapıyor. Özellikle yaz aylarının kavuran sıcaklarında püfür püfür esen rüzgarı, buz gibi soğuk sularıyla denizi ve şahane şaraplarıyla haksız da sayılmayız hani.

Genelde adaya otobüsle 3-4 günlüğüne giderdik, hatta son seferinde en az dört günlüğüne gitmeli yoksa çok yorucu oluyor diye yazmışım. Fakat bu sefer bir değişiklik yaptık. Motorlar ile en kısa Bozcaada yolculuğunu gerçekleştirdik. Cuma öğleden sonra yola çıkıp pazar gecesi döndük. Bu sefer hedef, Bozcaada’ya gitmekti, yani adanın kendisi değil gidiş-dönüş yolculuğuydu.

Endurocu abilerimizle ( 2 V-Strom, 1 Transalp, 1 Dragstar ve iki CBF-150 ) birlikte Bozcaada yollarına düştük. 150cc’lik Honda CBF-150′ler için biraz zorlu ve uzun bir yolculuktu
Bu sayfalarda, bilgisayar, özgür yazılım, anime, bilim kurgu, şiir, robotlar, oyuncaklar, geziler ve bir biriyle alakasız daha bir çok şeyden bahsedeceğim. Bunların önemli bir kısmında verdiğim bilgileri benim uydurmalarım ya da yanılgılarım olarak kabul etmenizi ve genel olarak internetten her okuduğunuza inanmamanızı tavsiye ederim.
mehmet
Kasım 6th, 2007 at 20:34
bu motor çok güzel ama bır kere yere dewirsen en az 200 dolarla kurtulursun