Dün gece keyifsiz ve biraz da huzursuzken, kendimi sokaklara atıp biraya vurmak geçmişken içimden, Öksüz Biraderler ile rakı sofrasına oturduk. Hem gittim hem kaldım. Sohbetin içinde çocukluk da vardı, ihtiyarlıkta. Huzursukluk gitti yerine hüzün geldi. Keyifsizlik yerine sohbet geldi. Hoş geldi.
Neyse burdan yola çıkıp rakıya bir güzelleme yapayım dedim. Rakı’yı bir çok içkiye tercih ederim. Ama benim için bazı şartların oluşması gerekir yoksa olmaz içemem. Rakı masa içkisidir. Uzun sohbetlerin içkisidir. Öyle ayak üstü barda, yolda, oynarken vesaire içilmez. Masada da olmazsa olmaz ise sohbettir. Evet mezesiz olmaz ama o meze bir parça peynir, biraz yoğurt olsa yeterli olabilir. ( Bir tersi durum balık için geçerli. Balığı rakının hatrına yerim. ) Kısaca bir merasim, ritüel işidir.
Rakı’nın içilişinde ise her yiğidin kendi tarzı vardır derim ve kimseye karışmam. Normalde hiç soda içmem ama rakıyı sodayla içerim. Genelde yanında içilen şalgam ve benzerlerine ise hiç yüz vermem.
Ölçü konusu ise en önemlisidir der şu 20lik şişeleri icat eden arkadaşları yürekten kutlarım. Sağlığınıza…
Bu sayfalarda, bilgisayar, özgür yazılım, anime, bilim kurgu, şiir, robotlar, oyuncaklar, geziler ve bir biriyle alakasız daha bir çok şeyden bahsedeceğim. Bunların önemli bir kısmında verdiğim bilgileri benim uydurmalarım ya da yanılgılarım olarak kabul etmenizi ve genel olarak internetten her okuduğunuza inanmamanızı tavsiye ederim.
bilga
Şubat 1st, 2010 at 01:54
şu rakının şerefine iki kelam da ben etmek istedim..rakının güzelliği belki de öyle her arkadaşla içilmemesinden gelir, hoş sohbetli insanlarla güzel muhabbetlere içilir..bana öyle geliyor ki rakı sofrasında ne kadar yüksek sesli, ağlatan kahkahada olsa hüzünde, sakin oluyor rakı sohbetleri, dingin, sofradan kalkınca anlıyorsun güzelliği..bir minik beyaz peynir parçası, iki duble rakıyla kalkmışlığım olmuştur o sofralardan tadını bir daha alamadığım sohbetler.. ama neyse ki hala hoş sohbetli arkadaşlar, iki duble rakı ve bir küçük dilim beyaz peynir var hayatımızda..sohbetlerin sonu gelmez:)
afiyet olsun..
aslı
Mart 3rd, 2010 at 16:00
artık o gecenin yazısını okusak diyoruz Sayın Uygun?
aslı
Mart 12th, 2010 at 01:37
Fotoğraflar da geldi.. Hani yazılacaktı o yazı fotoğraflardan sonra? Bekliyor okurlar, kapımda çığlık çığlığa kendini yırtan insanlar var bu yazı için!