Bozcaada

Perşembe, Cuma günlerini de içine katarak geçtiğimiz hafta sonu küçük bir yaz kaçamağı yaptık.

Bu Bozcaada’ya yaptığım dördüncü ve en uzun ziyaret oldu. Daha önceki seferler, ziyaret süreleri kısa olduğu için dinlenmekten daha çok yorulmuştum. Bu seferden sonra en az 4 günlük geziler yapılması gerektiğine kani oldum.

Ada bilmeyenler için belirteyim Türkiye’nin önemli üzüm ve şarap merkezlerinden birisi. Son yıllarda tanınmanında etkisi ile yerli üzümleri Karalahna ve Vasilakis’in dışında üzünler de yetiştirmeye ve şaraplarını üretmeye başlamışlar. Fakat benim tercihim kesinlikle Karalahna’dan yana…

Adanın turizm açısından tanınmaya başlamasının da etkisi ile ilk gittiğimiz sene yaşadığımız yer sorunu yok. Çarşı içinde hemen her ev pansiyon olarak işletiliyor. Sırası gelmişken, Cenk Ev Pansiyonu’na, Şerefettin ve Nuray’a bir daha teşekkür ederim. Bizi çok iyi ağırladılar. Özellikle akşam üzeri çayları çok makbule geçti.

Özellikle Ağustos sıcakları bastırdığında Bozcaada’ya gidilmesini tavsiye ederim. Her yer sıcaktan yanarken ada püfür püfür eser, deniz suyu ise kar suyu kadar soğuktur…