İşte Anayasa! Kabul Edenler, Etmeyenler?

Hukukçu olmadığımı herkes biliyor. Hatta bu konularda büyük oranda cahilim. Belki de olan biteni bu yüzden anlamıyorum.

Mecliste “Yeni Anayasa” konusunda “43-48, hatta bir çırpıda 60 madde konusunda uzlaştık, hadi şu anayasayı çıkaralım” şeklinde konuşmalar olunca meraklandım ve neymiş bu uzlaşılan maddeler diye aramaya başladım. Ne mi buldum? Yeni anayasa için gizlilik kararı verildiğini!

TBMM Uzlaşma Komisyonu, ilk toplantısını yaptığı 19 Ekim’in üzerinden 99 gün geçtikten sonra, tartışmalara yol açmaması için “kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum örgütleri ve meslek birliklerinin” TBMM’ye gönderdiği yeni anayasa öneri metinleri için “gizlilik” kararı aldı. [1]

Bu kararın ardından TBMM’de bu iş için açılmış siteden daha önce yayınlanmış taslak ve toplantı tutanaklarının kaldırılmış ( yenianayasa.tbmm.gov.tr ), yeni anayasa tartışmaları için açılan siteler içeriklerini kaldırıp güncellenmeyi bırakmış, bir kısmı reklam sitelerine dönüşmüş.

Dedim ya, ben hukukçu değilim, hatta bu konularda tam bir cahilim ama anayasa’nın diğer tüm yasalara kaynak olduğunu ve bu nedenle de metin içerisindeki virgülün bile önem taşıdığını düşünüyorum. Hal böyle olunca anayasa’nın metnini ben ve benim gibi insalar nasıl anlayacak? Üzerinde tartışarak, anlamadığımız yerleri konu hakkında uzmanlara danışarak, fikir üzerine fikir koyarak olacak diye düşünüyorum. Fakat bilgi gizlenirse bu nasıl mümkün olacak?

Bu ülkede yaşayan ve yaşayacak herkesi etkileyecek olan böyle önemli bir metinde toplumsal uzlaşı sağlanması gerekmez mi? Bu uzlaşı, bir gün karşımıza getirilip “işte metin bu, kabul edenler, etmeyenler?” sorusuna cevap verilerek mi sağlanacak?

Yakın bir tarihte ( 2011-2012 ) İzlanda yeni bir anayasa yaptı [2] [3]. İnternet üzerinden tüm metne herkesin müdahil olabildiği bir anayasa. Bizim bu konuda eksiğimiz nedir? Tamam, Türkiye’de herkes internete giremiyor, bu yüzden de toplumun önemli bir kesimi sesini doğrudan duyuramaz diyelim. Peki ya bu konuyu kendine dert edinecek sivil toplum kuruluşları, mecliste üyesi olmayan partiler de mi yok? Olmaz mı, işte bir iki örnek : Anayasa Yolunda Konferansları, TUSİAD önerileri

Bu alınan gizlilik kararı ile şu anda yeni anayasa hakkında söz söyleyebilen sadece 4 parti bulunuyor. Hatta Cemil Çiçek’e göre bu bir karizma meselesi :

Anayasayı yapamazsak karizmamız çizilecek. TBMM, Türkiye’nin en temel sorunu olan Anayasayı yapamamış olacak. Bizler de 5 general kadar olamayacağız. Vatandaş neden olamadığına bakmaz sonuca bakar. Bu da parlamentonun itibarı açısından ciddi kayıp olur. [4]

Kusura bakmasın, ben sadece sonuca değil sürece de bakıyorum. Bana göre 5 kişi ile 550 kişi ( ki o 550’nin bir kısmı meclise bile gitmiyor ) arasında bir fark görmüyorum. Mevcut seçim sistemi ve baraj nedeniyle TBMM’de bulunan vekillerin toplumu nasıl ve ne kadar temsil ettiği tartışmalıyken, anayasa gibi önemli bir konuda demokrasiyi sadece sandığa ve oy kullanmaya indirgemek kabul edilir bir şey gibi gelmiyor bana.

Son olarak, halktan bilgi gizleyerek hazırlanmaya çalışılan bir anayasa nasıl bir “toplumsal mutabakat” metni kabul edilebilir ki?

Bence yani hazırlanacak olan anayasanın en önemli parçasını devletin şeffaflaşması, halk tarafından denetlebilir, izlenebilir olmasını sağlamak oluşturmalı. Çünkü insanlar devlet için değil, devlet insanlar için var!