Kerpediem

Cuma günü Seyman, bir arkadaşına motorsiklet virüsü bulaştırmak için nereye gitsek diye bir e-posta attı. Motor kullanmak için güzel ve bilindik bir parkur olarak Şile-Ağva hattına gitmeye karar verdik.

Cumartesi sabah Özlem’i de alıp Yeniköy’de Tarihi Yeniköy Börekçisi’nde kahvaltı ile yola başladık. Tabii ki Seyman’ın Yeniköy’e gelmek için katettiği 45 kilometre yolu saymazsak :) Börekleri yiyip, gözümüz kalan ev baklavasından da yolluk olarak yanımıza alıp, 9:30 gibi kontakları açtık. Şile’ye otoban üzerinden vardık ve hiç duraklamadan Ağva’ya devam ettik. Ağva’ya giderken sahil yolunu kullanmayın derim. İyiden iyiye kötüleşmiş…

pict0460

Ağva’da bir çay içip biraz dinlendikten sonra Kerpe’ye yola çıktık. Kandıra hattında motor kullanmak yazbaşındaki kadar olmasada,  keyifliydi. Kandıra içinde transit geçip Kerpe’ye doğra devam ettik.

Kerpe’de şahane bir yemek yedik. İstavrit’ler ve salata süperdi. Bir saat diye pilanladığımız yemek iki buçuk saat sürdü :) Bu arada Seyman karşı sahildeki kayalıklara gidelim görelim diye takıldı. Ama Kefke’yi de görelim hatta gelirken kaçırdığımız fotoğraf noktasına gidelim fotoğraf çektirelim diyip Kefke üzerinden bir daire çizip tekrar Kerpe’ye geldik. Kefke’de görülecek pek bişi yoktu – en azından motordan inmeden :)

pict0469

Saat 17:00’ye gelirken dönüş yoluna çıktık. Saat geç olduğu için hiç durmadan, yüksek tempo Kandıra, Ağva, Şile hattına düştük. Ağva-Şile arasını bu sefer orman yolundan geçiyorduk. En sonunda benim su koyvermemle, bir su başında durduk ve enerji yüklemesi yaptık. Baklava şahaneydi. Keşke daha alsaymışız :)

Bir yandan da geri dönerken otobandan dönmeyelim, Polenezköy üzerinden dönelim diye kararlaştırdık ve Şile’nin girişinde benzin alırken yolu sorup otobandan çıktık. Karanlıkta hiç bilmediğimiz yollardan geçip ( gündüz vakti tekrar gitmek lazım. Ben kendi adıma hiç bir şey görmedim :) ) İstanbul’a vardık.

İstanbul’a girişimizle birlikte trafik gene üzerimize çöktü. Nerdeyse bir minibüse çarpıyordum.

Yolculuğun son noktası Yeniköy Spor Klubü tesisilerinde çay içerken saat 10:00’du…

pict0483

Sonuç olarak 12 saat ve 400 KM yol yaptık. Her biri kendi başına parkurlardan bir kaçtanesini bir araya getirmiş olduk. İki aydır her gün işe gidip gelirken kullanmama rağmen uzun yol keyfini özlemişim. Birine motor sevdirmek için yapılmayacak bir yolculuktu ama işte öyle… Özlem böyle bir yorucu yolculuktan sonra hala motordan ürkmüyor ki bu da virüsü kapmış demektir :)

Bu arada Kış gelmeden bir hafta sonu Gökçeada’ya gitmek istiyorum. Gelmek isteyen el kaldırsın :)